Tuesday, June 29, 2010

Ice donuk hisler

bugun dunden beri ve hatta dunden onceden beri biriken bir suru dusunce icimde kalabalik edip ayaklanma baslatti. Belediye baskani gunun anlam ve onemini yitirdikten hemen sonra olagan ustu hal ilan ederek aklin basa toplanmasini emretti. hala da toparlayabilmis degilim...
Kacma istegi yada saklanip gizlenme korkusu icinde ise gelip gunun nasil gectigini bile anlamiyorum.cok uretici oldugum soylenemez bu aralar. gidelim buralardan. Kardesim 4 yil sonra sevgilisinden ayrildiginda ben depresyona girdim sanirim. etki ve dolaysiz tepki...2 gun once yagmur altinda yari ciplak sirilsiklam kosan ben degilmisim gibi dar aklim...bir de dolu yagsa kafama kafama...

Monday, June 28, 2010

Sarki 1.1

Gecenin tadi yok Farkinda misin?

Bu biraz zor olucak.Yani tarihi hatirlamak...1999? evet. Kivanc'in evinde oturuyoruz. Kivancin odasindayiz.Tolga salonda tv karsisinda.Cekmecelri karistirip bir nevi gecmise donus yasiyoruz odada. Bu ara Kivanc babasinin lise zamaninda tuttugu, o hepimizde olan yazilar siirler dolu bir defter buldu. Okuyup guluyoruz melankolik Kemal abiye. her zaman ki gibi gitarim yanimda. sonra bir siir okuyoruz. yine ufak bir ampul yaniyor kafamin ustunde...*bing*...bir yandan mirildaniyorum bir yandan caliyorum.tek seferde kocaman bir beste. Kivanc o an hastasi oldu sanirim sarkinin.kosarak heyecanla iceri gidiyorum.Tolga mayismis oturuyor. Dinle diyorum...


Gecenin tadi yok, farkindamisin?
Saclarin bambaska karanliklarda.
Ve sanki unutmus goz bebeklerin,
huzuru en eski hatiralarda.


Sırrını kaybettigin* mesafelerin.
Bilmem uzakta mı,yakında mısın?
Gecenin tadı yok farkında mısın?

Gecenin tadı yok;farkında mısın?
Bakışların garip,mahsun,ümitsiz.
Söylediğin bütün şarkılar yarım.
Artık bu bahçede mesut değiliz.

İşte son daveti hatıraların!
Geriye dönecek çağındamısın?
Gecenin tadı yok; farkında mısın?


*Siirin sahibi Nurettin Ozdemir. Hatta sarkiyi aylar sonra kaydettigimizde aile yakinlarina bile gondermeyi denedik. Orjinalinde siirin `kaybettigin` yerine kaybettik yaziyor.

Sarki 1.0

Ayrintilar (tm)

Soz ve muzik Tayanc KANBAL

Sene 1998.Haziran sonlari,dogum gunu haftam hatta.Dur bakayim kac yasinda oluyorum o zaman...19.evet.zamanin kiz arkadasinin evinde onunda arkadaslarinin oldugu bir ortamdayiz. mutlu zamanlar,iciliyor egleniliyor.kendimi odada bulup birseyler yazarken buluyorum. isin tek sasirtici belki de garip yani boyle bir zamanda ve boyle bir ortamda bu sarkinin tek bir butun olarak cikmasi (ilham gelmesi de diyebilirim ama diyemiyorum cunku icerik cok ironik).


Yasam ucurumun kenarinda bir cambazlik.
Bir ben mi biliyorum tek dost yanlizlik.
Korku yada baska seyler itmedi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden kopuk.

Up uzun hatiralar ve bir de sensizlik,
Bir ben mi biliyorum tek dusman isteksizlik.
Yalan yada baska seyler sevdi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden uzak.

Cicekleri hic sevmedim, birgun bile.
Senin verdiklerinde onlarin icinde.
Simdi dostumla basbasa kaldim ben.
Herkez biliyor yeniden ve yeniden yanlizim.

Sarkilar

Basliktan da anlasilacagi gibi sarki sozleri ve hatirladigim kadariyla ne zaman ve ne sekilde yazildiklariyla ilgili bir kac anekdot (ne demekse) bu bolume ilistirilivericek (harika bir kelime daha).

Thursday, June 24, 2010

Kisa 1.1

Biraz içmek


"-ben sarhoş olmalıyım...
-ben de..."

o gece böyle başladı...o kadar uzaktan kendi kendine duyulmayan, anlatılan gülüşler.Şarap ve rom karışıp akılları biraz daha rahatlatıp, özlediğim şeyleri duymamı, söylememi , hatırlamamı ve mutlu olmama yardım ediyordu.
uzandım.başım nası dönüyodu sen giderken.sen kimbilir ne kadar sarhoştun...gittin

sabaha karşı, sanki yıl sürmüş gibi, uzun uykumdan uyandım.nerdeyse tam koca 2 saat.olmadığını bile bile uyanmak...sevmiyorum.
asık suratım , kirli sakalım ve "uyumuş" gözlerimle banyoya gidiyorum.
günün planı...televizyonla kahvaltı, kısa bi telefon konuşması, belki akşama sinema.annemler akşam yemeğine de bekliyo.gene yoksun, gene yoksun...neden bu kadar nadir planlarımdasım ya da o planlarda özetsin.sevmiyorum.

evden çıkıcam ama bi istek bi istek sorma,halim.bomboş geçicek yine bugün.el telefonda, göz telefonda, kulak telefonda...oramı buramı çarpıcam yine sağım solum morarıcak. dövmekten bıkmadın beni.
kahvaltı edeli çok oldu ama acıkmıyorum...özlüyorum.onun yerine.

akşam yemeği..aile saadeti.sinema yalan oldu.

sokak kapısının önündeyim.kapıyı açıcam anahtarım yok.bi küfür...güç bela çantamın derinlerinde rastlıyorum anahtara.bi ferahlık...canım bira istiyo.eve koşuyorum.günün heyecanlı anı...

kapıdan girişim belli ediyor heyecanımı...

salonun ordasındaki kanepede oturmuş elinde bira şişesi, üstünde sütyenin, sesleniyosun...

"geldim.biraz içelim..."

Kisa 1.0

Su ile sohbet

yaklaşıp sakince nasıl olduğunu sordum."durgunum" dedi.o kadar yorgundum ki.konuşmak yerine duymak kolayıma geliyordu.üzülmedim değil böyle gördüğüme."sen nasılsın?" dedi."yorgunum"...
"uzan, korkma üşümezsin burda" dedi. gizli bi anlaşma gibi...akmasına izin verdim üzerimden sadece onu dinleyerek...o da ne varsa sırtımda beraberinde götürmeye söz verdi.bunu söylemedi,sadece bana hissettirdi bunu.dakikalarca onu dinledim...her hareketimde değişen sesini, bazen bana kızışını.ne kadar uzun gülümsemişim...ne kadar uzun süre gülümsetmiş beni.
"su" dedim
cevap vermedi...

Kisa kisa hikayeler

Hayal urunu insanlar belki de etrafimizda olanlarla yaptigim (kendi capimda) muhabbetleri "kisalar" olarak burda derlemeye basladim. Bugun itibariyle...

Tayanc

En sevdigim degisler...

Dans etmeye ve electronic music olayina olan sevgimden dolayi sanirim bundan daha iyi bir degis ne soylenmistir ne de soylenebilir.

"Computer games don't affect kids; I mean if Pac-Man affected us as kids, we'd all be running around in darkened rooms, munching on magic pills and listening to repetitive electronic music." Kristian Wilson, Nintendo, Inc. 1989

Tayanc :)

Giris

Kisa hikayeler, replikler, hic cekilmemis hayal urunu(m) filmlerden sahneler, sarkilar (kimisi"biz"im kimisi cok meshur kimselerin), notalar, ve en guzeli anilardan olusan sir suru gunce. belki birgun resim bile koyarim.

Tayanc