"Half The Man"
Caught between the ones you love,
And the ones who would destroy you
Caught between the sunlight,
And the night that came before you
Caught between the madness and confusion of deception
You just close your eyes…
I can’t help noticing the fear that’s in your eyes…
Why do I feel this way
I can barely stand up straight
Just take a good look at me
Now I’m about half the man
Just half the man
Every dog has its day
I can barely stand the wait
Just take a good look at me
Now I’m about half the man
Just half the man
Caught between the streets you love,
And the other side of time
Caught between your new interest,
And the one you left behind
Caught between the madness and confusion of deception
You just close your eyes
I can’t help noticing the fear that’s in your eyes…
I’ve wasted so much time
I’ve wasted half my life
They tried to take away my life
They tried to take away my life
Caught between the Milky Way,
And the other side of time
Caught between your new best friend,
And the one you left behind
Caught between the madness and confusion of deception
You just close your eyes
I can’t help noticing the fear that’s in your eyes…
I’ve wasted so much time…
bunu buldum...
T.
Sunday, October 24, 2010
Wednesday, September 29, 2010
Evet efendimmmm
Efendiler Efendileeer...
geliyorum bu defa, sanirim , galiba ,kesinlikle...evet
bir hafta kala...
geliyorum bu defa, sanirim , galiba ,kesinlikle...evet
bir hafta kala...
Just lasted longer than I tought...
Everything I said, reflected and expected...were the same as the one before and will be the same till the show is over.
you just lasted longer than I tought...
you just lasted longer than I tought...
Monday, August 30, 2010
Sen benim kim oldugumu biliyor musun?!!
Bir sinirle ayaga kalkar.korumaci, zarar verdirmez kimseye. kol kanat germek degil sevdikleri icin, hucuma gecmek onunkisi. gozleri parlar, elleri titrer gec yasta kalbine fazla gelen adrenalinden.
Hic unutmam bir kere isiklarda bir araba bize surucu tarafindan son surat vurup beni arka koltukta pinpon topu gibi ordan oraya ucurmustu. Ilk sordugu sey "tayanc iyi misin" olmustu...kendinden once, karisindan once. Araba hasat olmus bir tekme kapiyi acmisti. Karsisinda 40 lik bir adam,bin pisman , belki yarali.ustune yurur adamin bir sinirle, "sen benim kim olgumu biliyor musun?!!"
Emekli albay Ruhi Onal...Dedemi kaybettim dun...
Tayanc - Agustos 29 2010
Hic unutmam bir kere isiklarda bir araba bize surucu tarafindan son surat vurup beni arka koltukta pinpon topu gibi ordan oraya ucurmustu. Ilk sordugu sey "tayanc iyi misin" olmustu...kendinden once, karisindan once. Araba hasat olmus bir tekme kapiyi acmisti. Karsisinda 40 lik bir adam,bin pisman , belki yarali.ustune yurur adamin bir sinirle, "sen benim kim olgumu biliyor musun?!!"
Emekli albay Ruhi Onal...Dedemi kaybettim dun...
Tayanc - Agustos 29 2010
Wednesday, August 18, 2010
Hissiyat ve tesekkul
"Bu gidisata bir dur demeli Napolyon!..." kedim gayet sakin bos gozlerle,belki de biraz karni aciktigindan, tepkisiz, sessiz oylece dikildi. Bagirdim "Napolyon!kime diyorum?!" salak...
yalan yanlis bir kaygi icimde.Yaslanmanin verdigi sorumluluk duysundan mi yoksa got korkusundan mi bilinmez, kacamiyorum. Yuzum tutmuyo yaygara yapip aglamaya da...zaten kim kaldi ki aglayacak. duvar her zaman ki duvar.beyaz...
tek kelime etmeden, tek yudum icmeden koskoca 2 ay gecti. zaman...yalan...fizik kendini ne kadar iyi hissederse hissetsin, ruhi muhteviyat zarar gorunce insan belini dogrultamiyor ve dogrultasi da gelmiyor.sacmaliyor.bak simdi ben bir dans gosterisinde, her zaman hayalini kurdugum o sanatci guzel kiza tezahurat yapicam bu aksam.kandirmaca, kovalamaca...hatta resimlerini cekip duvarima da asarim.ne o, american psycho...toobe toobe
ona gittim dedim ki "seninle sevisirken konusucak misin?" o da dedi ki "istek iceren replikler olabilir"...istek sarki da yazarim artik mendile.
"Napolyon s**tr git in kanepeden..."
yalan yanlis bir kaygi icimde.Yaslanmanin verdigi sorumluluk duysundan mi yoksa got korkusundan mi bilinmez, kacamiyorum. Yuzum tutmuyo yaygara yapip aglamaya da...zaten kim kaldi ki aglayacak. duvar her zaman ki duvar.beyaz...
tek kelime etmeden, tek yudum icmeden koskoca 2 ay gecti. zaman...yalan...fizik kendini ne kadar iyi hissederse hissetsin, ruhi muhteviyat zarar gorunce insan belini dogrultamiyor ve dogrultasi da gelmiyor.sacmaliyor.bak simdi ben bir dans gosterisinde, her zaman hayalini kurdugum o sanatci guzel kiza tezahurat yapicam bu aksam.kandirmaca, kovalamaca...hatta resimlerini cekip duvarima da asarim.ne o, american psycho...toobe toobe
ona gittim dedim ki "seninle sevisirken konusucak misin?" o da dedi ki "istek iceren replikler olabilir"...istek sarki da yazarim artik mendile.
"Napolyon s**tr git in kanepeden..."
Salih
salih
öldürdüğü için
yıllarca hapis yattığı
o ibneyi
o gece
cihangir'de değil de
bi' pavyon sahnesinde görse
ayakta alkışlardı
rahşan affetmese
evlenemezdi salih
ve bıçaklayamazdı karısını
bakire çıkmadı diye
halbuki aynı salih
on sekiz yaşının
ilk soluğunu
kerhanede almıştı.
Emre Aydin...
öldürdüğü için
yıllarca hapis yattığı
o ibneyi
o gece
cihangir'de değil de
bi' pavyon sahnesinde görse
ayakta alkışlardı
rahşan affetmese
evlenemezdi salih
ve bıçaklayamazdı karısını
bakire çıkmadı diye
halbuki aynı salih
on sekiz yaşının
ilk soluğunu
kerhanede almıştı.
Emre Aydin...
Monday, July 19, 2010
En kotu ayrilik
Yine ve yeni biten bir iliski ustune konusulacak yegane baslik olan "ayrilik", farkli bir konseptle karsimiza cikiyor. En kotu ayrilik. En uzgun ve kalp kiran midir?yoksa nefret edip sinirin son noktalarina bizi surukleyen mi? yada kendimizi sorgulayip icimizde neyin yanlis isledigini yada eksik oldugunu kendimize sorduran mi? simdi eski defterleri acip bakiyorum kendi kendime...en unutulmazi en cok iz birakani hangisi oldu diye...oldukca uzgunum bu aralar.
Monday, July 5, 2010
Sarki 2.0
Bazen (tm)
Soz; Tolga Toykoc Muzik; Tayanc
Bir baska zaman tolga usulmus daralmis.Sanirim sevgili sorunlari yine...Ben de ruh halinden anliyorum ya adamin.bir kac arpej bir kac mirildanma derken Bazen cikmis ortaya. (2002 yilinda oluyo bu)
Bazen oldugundan baska yerde gorur kendini insan.
Olmazi ister, ozler , dusler.
Bazen uyanir insan o gercege.
Mutluluk uyku da kalir.
Mutluluk uyanmaz, bazen...
Tayanc
Soz; Tolga Toykoc Muzik; Tayanc
Bir baska zaman tolga usulmus daralmis.Sanirim sevgili sorunlari yine...Ben de ruh halinden anliyorum ya adamin.bir kac arpej bir kac mirildanma derken Bazen cikmis ortaya. (2002 yilinda oluyo bu)
Bazen oldugundan baska yerde gorur kendini insan.
Olmazi ister, ozler , dusler.
Bazen uyanir insan o gercege.
Mutluluk uyku da kalir.
Mutluluk uyanmaz, bazen...
Tayanc
Friday, July 2, 2010
Tuesday, June 29, 2010
Ice donuk hisler
bugun dunden beri ve hatta dunden onceden beri biriken bir suru dusunce icimde kalabalik edip ayaklanma baslatti. Belediye baskani gunun anlam ve onemini yitirdikten hemen sonra olagan ustu hal ilan ederek aklin basa toplanmasini emretti. hala da toparlayabilmis degilim...
Kacma istegi yada saklanip gizlenme korkusu icinde ise gelip gunun nasil gectigini bile anlamiyorum.cok uretici oldugum soylenemez bu aralar. gidelim buralardan. Kardesim 4 yil sonra sevgilisinden ayrildiginda ben depresyona girdim sanirim. etki ve dolaysiz tepki...2 gun once yagmur altinda yari ciplak sirilsiklam kosan ben degilmisim gibi dar aklim...bir de dolu yagsa kafama kafama...
Kacma istegi yada saklanip gizlenme korkusu icinde ise gelip gunun nasil gectigini bile anlamiyorum.cok uretici oldugum soylenemez bu aralar. gidelim buralardan. Kardesim 4 yil sonra sevgilisinden ayrildiginda ben depresyona girdim sanirim. etki ve dolaysiz tepki...2 gun once yagmur altinda yari ciplak sirilsiklam kosan ben degilmisim gibi dar aklim...bir de dolu yagsa kafama kafama...
Monday, June 28, 2010
Sarki 1.1
Gecenin tadi yok Farkinda misin?
Bu biraz zor olucak.Yani tarihi hatirlamak...1999? evet. Kivanc'in evinde oturuyoruz. Kivancin odasindayiz.Tolga salonda tv karsisinda.Cekmecelri karistirip bir nevi gecmise donus yasiyoruz odada. Bu ara Kivanc babasinin lise zamaninda tuttugu, o hepimizde olan yazilar siirler dolu bir defter buldu. Okuyup guluyoruz melankolik Kemal abiye. her zaman ki gibi gitarim yanimda. sonra bir siir okuyoruz. yine ufak bir ampul yaniyor kafamin ustunde...*bing*...bir yandan mirildaniyorum bir yandan caliyorum.tek seferde kocaman bir beste. Kivanc o an hastasi oldu sanirim sarkinin.kosarak heyecanla iceri gidiyorum.Tolga mayismis oturuyor. Dinle diyorum...
Gecenin tadi yok, farkindamisin?
Saclarin bambaska karanliklarda.
Ve sanki unutmus goz bebeklerin,
huzuru en eski hatiralarda.
Sırrını kaybettigin* mesafelerin.
Bilmem uzakta mı,yakında mısın?
Gecenin tadı yok farkında mısın?
Gecenin tadı yok;farkında mısın?
Bakışların garip,mahsun,ümitsiz.
Söylediğin bütün şarkılar yarım.
Artık bu bahçede mesut değiliz.
İşte son daveti hatıraların!
Geriye dönecek çağındamısın?
Gecenin tadı yok; farkında mısın?
*Siirin sahibi Nurettin Ozdemir. Hatta sarkiyi aylar sonra kaydettigimizde aile yakinlarina bile gondermeyi denedik. Orjinalinde siirin `kaybettigin` yerine kaybettik yaziyor.
Bu biraz zor olucak.Yani tarihi hatirlamak...1999? evet. Kivanc'in evinde oturuyoruz. Kivancin odasindayiz.Tolga salonda tv karsisinda.Cekmecelri karistirip bir nevi gecmise donus yasiyoruz odada. Bu ara Kivanc babasinin lise zamaninda tuttugu, o hepimizde olan yazilar siirler dolu bir defter buldu. Okuyup guluyoruz melankolik Kemal abiye. her zaman ki gibi gitarim yanimda. sonra bir siir okuyoruz. yine ufak bir ampul yaniyor kafamin ustunde...*bing*...bir yandan mirildaniyorum bir yandan caliyorum.tek seferde kocaman bir beste. Kivanc o an hastasi oldu sanirim sarkinin.kosarak heyecanla iceri gidiyorum.Tolga mayismis oturuyor. Dinle diyorum...
Gecenin tadi yok, farkindamisin?
Saclarin bambaska karanliklarda.
Ve sanki unutmus goz bebeklerin,
huzuru en eski hatiralarda.
Sırrını kaybettigin* mesafelerin.
Bilmem uzakta mı,yakında mısın?
Gecenin tadı yok farkında mısın?
Gecenin tadı yok;farkında mısın?
Bakışların garip,mahsun,ümitsiz.
Söylediğin bütün şarkılar yarım.
Artık bu bahçede mesut değiliz.
İşte son daveti hatıraların!
Geriye dönecek çağındamısın?
Gecenin tadı yok; farkında mısın?
*Siirin sahibi Nurettin Ozdemir. Hatta sarkiyi aylar sonra kaydettigimizde aile yakinlarina bile gondermeyi denedik. Orjinalinde siirin `kaybettigin` yerine kaybettik yaziyor.
Sarki 1.0
Ayrintilar (tm)
Soz ve muzik Tayanc KANBAL
Sene 1998.Haziran sonlari,dogum gunu haftam hatta.Dur bakayim kac yasinda oluyorum o zaman...19.evet.zamanin kiz arkadasinin evinde onunda arkadaslarinin oldugu bir ortamdayiz. mutlu zamanlar,iciliyor egleniliyor.kendimi odada bulup birseyler yazarken buluyorum. isin tek sasirtici belki de garip yani boyle bir zamanda ve boyle bir ortamda bu sarkinin tek bir butun olarak cikmasi (ilham gelmesi de diyebilirim ama diyemiyorum cunku icerik cok ironik).
Yasam ucurumun kenarinda bir cambazlik.
Bir ben mi biliyorum tek dost yanlizlik.
Korku yada baska seyler itmedi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden kopuk.
Up uzun hatiralar ve bir de sensizlik,
Bir ben mi biliyorum tek dusman isteksizlik.
Yalan yada baska seyler sevdi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden uzak.
Cicekleri hic sevmedim, birgun bile.
Senin verdiklerinde onlarin icinde.
Simdi dostumla basbasa kaldim ben.
Herkez biliyor yeniden ve yeniden yanlizim.
Soz ve muzik Tayanc KANBAL
Sene 1998.Haziran sonlari,dogum gunu haftam hatta.Dur bakayim kac yasinda oluyorum o zaman...19.evet.zamanin kiz arkadasinin evinde onunda arkadaslarinin oldugu bir ortamdayiz. mutlu zamanlar,iciliyor egleniliyor.kendimi odada bulup birseyler yazarken buluyorum. isin tek sasirtici belki de garip yani boyle bir zamanda ve boyle bir ortamda bu sarkinin tek bir butun olarak cikmasi (ilham gelmesi de diyebilirim ama diyemiyorum cunku icerik cok ironik).
Yasam ucurumun kenarinda bir cambazlik.
Bir ben mi biliyorum tek dost yanlizlik.
Korku yada baska seyler itmedi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden kopuk.
Up uzun hatiralar ve bir de sensizlik,
Bir ben mi biliyorum tek dusman isteksizlik.
Yalan yada baska seyler sevdi beni birtek,
Sadece birkac ayrinti var benden uzak.
Cicekleri hic sevmedim, birgun bile.
Senin verdiklerinde onlarin icinde.
Simdi dostumla basbasa kaldim ben.
Herkez biliyor yeniden ve yeniden yanlizim.
Sarkilar
Basliktan da anlasilacagi gibi sarki sozleri ve hatirladigim kadariyla ne zaman ve ne sekilde yazildiklariyla ilgili bir kac anekdot (ne demekse) bu bolume ilistirilivericek (harika bir kelime daha).
Thursday, June 24, 2010
Kisa 1.1
Biraz içmek
"-ben sarhoş olmalıyım...
-ben de..."
o gece böyle başladı...o kadar uzaktan kendi kendine duyulmayan, anlatılan gülüşler.Şarap ve rom karışıp akılları biraz daha rahatlatıp, özlediğim şeyleri duymamı, söylememi , hatırlamamı ve mutlu olmama yardım ediyordu.
uzandım.başım nası dönüyodu sen giderken.sen kimbilir ne kadar sarhoştun...gittin
sabaha karşı, sanki yıl sürmüş gibi, uzun uykumdan uyandım.nerdeyse tam koca 2 saat.olmadığını bile bile uyanmak...sevmiyorum.
asık suratım , kirli sakalım ve "uyumuş" gözlerimle banyoya gidiyorum.
günün planı...televizyonla kahvaltı, kısa bi telefon konuşması, belki akşama sinema.annemler akşam yemeğine de bekliyo.gene yoksun, gene yoksun...neden bu kadar nadir planlarımdasım ya da o planlarda özetsin.sevmiyorum.
evden çıkıcam ama bi istek bi istek sorma,halim.bomboş geçicek yine bugün.el telefonda, göz telefonda, kulak telefonda...oramı buramı çarpıcam yine sağım solum morarıcak. dövmekten bıkmadın beni.
kahvaltı edeli çok oldu ama acıkmıyorum...özlüyorum.onun yerine.
akşam yemeği..aile saadeti.sinema yalan oldu.
sokak kapısının önündeyim.kapıyı açıcam anahtarım yok.bi küfür...güç bela çantamın derinlerinde rastlıyorum anahtara.bi ferahlık...canım bira istiyo.eve koşuyorum.günün heyecanlı anı...
kapıdan girişim belli ediyor heyecanımı...
salonun ordasındaki kanepede oturmuş elinde bira şişesi, üstünde sütyenin, sesleniyosun...
"geldim.biraz içelim..."
"-ben sarhoş olmalıyım...
-ben de..."
o gece böyle başladı...o kadar uzaktan kendi kendine duyulmayan, anlatılan gülüşler.Şarap ve rom karışıp akılları biraz daha rahatlatıp, özlediğim şeyleri duymamı, söylememi , hatırlamamı ve mutlu olmama yardım ediyordu.
uzandım.başım nası dönüyodu sen giderken.sen kimbilir ne kadar sarhoştun...gittin
sabaha karşı, sanki yıl sürmüş gibi, uzun uykumdan uyandım.nerdeyse tam koca 2 saat.olmadığını bile bile uyanmak...sevmiyorum.
asık suratım , kirli sakalım ve "uyumuş" gözlerimle banyoya gidiyorum.
günün planı...televizyonla kahvaltı, kısa bi telefon konuşması, belki akşama sinema.annemler akşam yemeğine de bekliyo.gene yoksun, gene yoksun...neden bu kadar nadir planlarımdasım ya da o planlarda özetsin.sevmiyorum.
evden çıkıcam ama bi istek bi istek sorma,halim.bomboş geçicek yine bugün.el telefonda, göz telefonda, kulak telefonda...oramı buramı çarpıcam yine sağım solum morarıcak. dövmekten bıkmadın beni.
kahvaltı edeli çok oldu ama acıkmıyorum...özlüyorum.onun yerine.
akşam yemeği..aile saadeti.sinema yalan oldu.
sokak kapısının önündeyim.kapıyı açıcam anahtarım yok.bi küfür...güç bela çantamın derinlerinde rastlıyorum anahtara.bi ferahlık...canım bira istiyo.eve koşuyorum.günün heyecanlı anı...
kapıdan girişim belli ediyor heyecanımı...
salonun ordasındaki kanepede oturmuş elinde bira şişesi, üstünde sütyenin, sesleniyosun...
"geldim.biraz içelim..."
Kisa 1.0
Su ile sohbet
yaklaşıp sakince nasıl olduğunu sordum."durgunum" dedi.o kadar yorgundum ki.konuşmak yerine duymak kolayıma geliyordu.üzülmedim değil böyle gördüğüme."sen nasılsın?" dedi."yorgunum"...
"uzan, korkma üşümezsin burda" dedi. gizli bi anlaşma gibi...akmasına izin verdim üzerimden sadece onu dinleyerek...o da ne varsa sırtımda beraberinde götürmeye söz verdi.bunu söylemedi,sadece bana hissettirdi bunu.dakikalarca onu dinledim...her hareketimde değişen sesini, bazen bana kızışını.ne kadar uzun gülümsemişim...ne kadar uzun süre gülümsetmiş beni.
"su" dedim
cevap vermedi...
yaklaşıp sakince nasıl olduğunu sordum."durgunum" dedi.o kadar yorgundum ki.konuşmak yerine duymak kolayıma geliyordu.üzülmedim değil böyle gördüğüme."sen nasılsın?" dedi."yorgunum"...
"uzan, korkma üşümezsin burda" dedi. gizli bi anlaşma gibi...akmasına izin verdim üzerimden sadece onu dinleyerek...o da ne varsa sırtımda beraberinde götürmeye söz verdi.bunu söylemedi,sadece bana hissettirdi bunu.dakikalarca onu dinledim...her hareketimde değişen sesini, bazen bana kızışını.ne kadar uzun gülümsemişim...ne kadar uzun süre gülümsetmiş beni.
"su" dedim
cevap vermedi...
Kisa kisa hikayeler
Hayal urunu insanlar belki de etrafimizda olanlarla yaptigim (kendi capimda) muhabbetleri "kisalar" olarak burda derlemeye basladim. Bugun itibariyle...
Tayanc
Tayanc
En sevdigim degisler...
Dans etmeye ve electronic music olayina olan sevgimden dolayi sanirim bundan daha iyi bir degis ne soylenmistir ne de soylenebilir.
"Computer games don't affect kids; I mean if Pac-Man affected us as kids, we'd all be running around in darkened rooms, munching on magic pills and listening to repetitive electronic music." Kristian Wilson, Nintendo, Inc. 1989
Tayanc :)
"Computer games don't affect kids; I mean if Pac-Man affected us as kids, we'd all be running around in darkened rooms, munching on magic pills and listening to repetitive electronic music." Kristian Wilson, Nintendo, Inc. 1989
Tayanc :)
Giris
Kisa hikayeler, replikler, hic cekilmemis hayal urunu(m) filmlerden sahneler, sarkilar (kimisi"biz"im kimisi cok meshur kimselerin), notalar, ve en guzeli anilardan olusan sir suru gunce. belki birgun resim bile koyarim.
Tayanc
Tayanc
Subscribe to:
Comments (Atom)