Wednesday, August 18, 2010

Hissiyat ve tesekkul

"Bu gidisata bir dur demeli Napolyon!..." kedim gayet sakin bos gozlerle,belki de biraz karni aciktigindan, tepkisiz, sessiz oylece dikildi. Bagirdim "Napolyon!kime diyorum?!" salak...

yalan yanlis bir kaygi icimde.Yaslanmanin verdigi sorumluluk duysundan mi yoksa got korkusundan mi bilinmez, kacamiyorum. Yuzum tutmuyo yaygara yapip aglamaya da...zaten kim kaldi ki aglayacak. duvar her zaman ki duvar.beyaz...

tek kelime etmeden, tek yudum icmeden koskoca 2 ay gecti. zaman...yalan...fizik kendini ne kadar iyi hissederse hissetsin, ruhi muhteviyat zarar gorunce insan belini dogrultamiyor ve dogrultasi da gelmiyor.sacmaliyor.bak simdi ben bir dans gosterisinde, her zaman hayalini kurdugum o sanatci guzel kiza tezahurat yapicam bu aksam.kandirmaca, kovalamaca...hatta resimlerini cekip duvarima da asarim.ne o, american psycho...toobe toobe

ona gittim dedim ki "seninle sevisirken konusucak misin?" o da dedi ki "istek iceren replikler olabilir"...istek sarki da yazarim artik mendile.

"Napolyon s**tr git in kanepeden..."

No comments:

Post a Comment